Eylül 2008 için arşiv

Spor ve Depresyon

14 Eylül Pazar 2008

Psikiyatrik hastalıkların esas tedavileri ilaçla tedaviye ve psikoterapiye dayanır. Ancak yine de kendinizi bedenen ve ruhsal olarak zinde hissedebilmeniz için spor yapmalısınız. Düzenli olarak yapacağınız alıştırmalarla mizacınız düzelecek, canlanacak, istemediğiniz sakınma ya da kaçınma davranışlarınız (anksiyete) azalacak ve uykularınız düzene girecektir; ayrıca genel sağlığınıza da katkıda bulunmuş olacaksınız.

(daha fazla…)

Bisiklet

14 Eylül Pazar 2008

 

Bisiklet, özellikle dayanıklılığı geliştirir, her yaşta uygulanabilir, özellikle yetişkinler tarafından daha çok tercih edilmektedir. Bu spor istemli bir kuvvete ve büyük bir direnç kapasitesine gerek duyar.

Bisiklet, ayakları vücut ağırlığından kurtaran, nispi yer çekimi olmayan bir koşulda cereyan eder. Bacaklar, koşudakinden çok daha az ya da yok denecek bir travma, şok, burkulma ya da tendinit riski ile ve daha esnek çalışır. Bu yaralanmalar performansın iyileşmesinde engel oluştururlar.

(daha fazla…)

Koşmaya Hazırmısınız ?

14 Eylül Pazar 2008

Koşmaya niyetlenmek kolaydır, hatta başlamak da; ancak sürdürmek sıklıkla zor gelmektedir insana. Uygun bir hazırlık devresinden geçmeden yapılan koşular kendi içinde tehlikeler gizlemektedir. Bu nedenle koşmaya başlamadan önce bir sağlık kontrolünden geçiniz. Ortopedik, kalp sorunlarınızın olup olmadığından emin olunuz ya da standart beden ağırlığınızı %20 geçip geçmediğinizi öğreniniz.

(daha fazla…)

Egzersiz Alışkanlığı Kazanmanın 5 Yolu

14 Eylül Pazar 2008

Peki tamam egzersiz yapmanız gerektiğini biliyorsunuz ve aslında gerçekten de yapmak istiyorsunuz ama öyle zamanlar oluyor ki, bir türlü hareket edemiyor, egzersiz yapmak için
motive olamıyorsunuz. Tam bir şeyler yapmaya niyetlenirken, telefon çalıyor, televizyonda en sevdiğiniz dizi başlıyor, ya da akşam yemeğinde aç kalmamak için markete gidip bir şeyler almanız gerekiyor. Bunlar hepimizin yaşadığı olağan durumlar da asıl merak konusu şu: İşine, eşine, sosyal hayatına ve kablolu televizyonu ile dvd oynatıcısına rağmen sporu aksatmayan
kadınlar o enerji, irade ve azmi nereden buluyor? Ve birilerinde böylesi bir enerji varken, geride kalan bizleri kanepe üstüne mıhlayan, enerjimizi emen şey nedir?

(daha fazla…)

Popo Küçültme Hareketleri

14 Eylül Pazar 2008

Güzellik

Küçülsün popolar!
Tek bacakla köprü hareketi

Sol ayağınızın tabanı yere basacak şekilde sırt üstü yatıp, sol bacağınızı dizden kırın. Ellerinizi sağ dizinizin arkasında kenetleyin ve sol bacağınızı göğsünüze doğru çekin. Poponuzu sıkarak kalçanızı yerden birkaç santim yukarı kaldırın. Bunu yaparken, sağ bacağınız göğsünüze doğru çekili kalsın. 3′e kadar sayarak pozisyonu koruyun ve ardından kalçanızı tekrar yere bırakın. Aynı hareketi 10 kez tekrarladıktan sonra bacak değiştirin. Hareketi 12 kez rahatça yapabilir duruma geldiğinizde bir set daha yapın.

(daha fazla…)

Tok Karnına Egzersiz

14 Eylül Pazar 2008

Tok Karnina Egzersİz
Anne babalarınızın “Yemekten doymadan kalkma” sözünü unutun. Yemekten yarı aç kalkmazsanız, kalp ve dolaşım sisteminiz zorlanacak demektir. Vücudunuzdaki tat alma dokusu miğdeniz değil dilinizdir. Gıda maddeleri çok çiğnenerek yenirse, hem ağız sindirimi gerçekleştirilmiş olur hem de gıda maddelerinin tadı alındığından yemekten haz alınır.

(daha fazla…)

Çocuklar İçin Aikido ve Yoga

14 Eylül Pazar 2008

FAYDALARIMI..İŞTE…
ÇOCUKLAR NEDEN AİKİDO ÇALIŞMALI?
Yetişkinler iç huzuru, rahatlama ve öz savunma için Aikidoyu tercih edebilirler, fakat bunlar çocuklarımızın akıllarından bile geçirmeyebilecekleri olgulardır. Peki o halde Aikido çocuklar için neden faydalıdır? Aikido onların hayatlarına ne katabilir?
? Öncelikle Aikido saldırgan olmayan bir savaş sanatıdır. Bunun manası şudur ki hiçbir kavgayı Aikido ile başlatamazsınız, fakat bitirebilirsiniz. Aikido çocuklarınızın Power Rangers sendromuna kapılmalarına neden olmaz, çocuklarınız etrafta arkadaşlarını, hayvanları itip kakan, tekmeleyen varlıklar olarak dolaşmaz. Aikido tekniği birisi kuralları bozup size saldırdığı zaman başlar ancak.

(daha fazla…)

Aerobik Ve Step Egzersizinde Amaç nedir?

14 Eylül Pazar 2008

Kalp atım sayısını faydalı atım frekansına getirmek ve bu ulaşılan noktayı uzun süre korumaktır.Buda maksimum kalp atım sayımızın %50 ila %85 i arasındaki alandır.

Aerobik ve step egzersizinin kalori yakmak ve kilo kaybını gerçekleştirmek dışında şu faydaları vardır:

1)Kalbi güçlendirmek
2)Akciğeri güçlendirmek
3)Stresi gidermek
4)Uzun süreli çalışmalarda kas kitlesini arttırmak
5)Vücut yağı oranını arttırmak
6)Harcanan enerji düzeyini arttırmak

(daha fazla…)

6 Günde Forma Girin

14 Eylül Pazar 2008

Altı günde forma girin

Pazartesi, öğle yemeği vaktinde koşu

Şehir dışında:

Kendinize 2-3 kilometrelik bir parkur seçmekle işe başlayın. İlk 10 dakika boyunca koşmayın, kısa ve sık adımlarla yürüyün. Daha sonra 20 dakika boyunca koşun. Somut hedefler belirleyin. Örneğin 200 metre uzaklıktaki ağaca kadar yürüyeceğim, diğerine kadar yürüyüşümü tempolu hale sokacağım ve sonra koşacağım. Zaman ve mesafeyi aynı şekilde ayarlayarak bunu en az on kere tekrarlayın. Yeterince antrenmanlı olduğunuza inanıyorsanız, elektrik direği, ağaç gibi hedeflere doğru kısa ve tempolu adımlarla yürüyün ve diğer hedefe doğru hızınızı sürekli arttırın.

(daha fazla…)

Spinng

14 Eylül Pazar 2008

Kış mevsimi dağ bisikletçileri için biraz zor gecen bir mevsim. Yağışlı, soğuk, çamurlu bir ortamda haliyle ne kadar zorlansa da yazın alınan keyfi almak biraz güç. Kışı performans kaybına uğramadan geçirmek için çeşitli alternatifler var. Bunlardan bir kısmı farklı spor dallarına kaymaksa, bir kısmı da bir şekilde pedal çevirmeye devam etmek. Makara vb. ürünlerin yanında pedal çevirmeye devam etmenin bir yolu da özellikle son 10 yıldır giderek yayılan spinning antrenmanı.

(daha fazla…)

Fiziksel Aktivite

14 Eylül Pazar 2008

Kilo vermek için hareket edin! Kilo kontrolünde en önemli faktör fiziksel aktivitedir. Fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzı, kalp sağlığından dayanıklı kemiklere ve stresten korunmaya kadar bir çok olumlu sonuçlar verir. Ne yazık ki bu etkiyi çoğu kişi hala keşfedememiştir.

(daha fazla…)

Ev Egzersizleri

14 Eylül Pazar 2008

Evde yapabileceginiz egzersizler hareketli anlatım 

(daha fazla…)

Egzersiz ve Hipertansiyon

14 Eylül Pazar 2008

Egzersizle sağlık arasında bir ilişki kurma gereği makine çağında yaşayış tarzımızdaki değişikliklerden doğmuştur. İnsanlar makinaları kullandıkça günlük hayatlarında daha az kassal iş yapar hale gelmişler ve boş zamanlarında kassal aktiviteyi daha az arar olmuşlardır.

(daha fazla…)

Çarkıfelek Çiçeği

7 Eylül Pazar 2008

Bu çiçeğin adı Passiflora bizdeki adı ile Çarkıfelek…..

Bu sarmaşığı ilk olarak Güney Amerikaya çıkan misyonerler görüyor ve dişi ve erkek organlarının duruşunu İsa’nın çarmıha gerilişine benzetip, bu çiçeği onların misyonerliğinin olumlu sonuçlanacağına dair bir işaret olarak kabul ediyorlar ve kutsal ilan ediyorlar. Daha sonra Avrupaya oradan da bize kadar geliyor.
Aslında tırmanıcılardan, yani bir tür sarmaşık. Son derece arsız, durmadan kessenizde eninde sonunda uzayıp gidiyor. Çok güzel çiçekleri var, çarkıfelek denmesinin nedeni dişi ve erkek organlarının saati andırması.

(daha fazla…)

Ezan çiçeği görmüş müydünüz?

7 Eylül Pazar 2008

İlginç özelliklere sahip otsu bir bitkidir.Lale iriliğindeki ipeksi sarı çiçekleri gün boyu kapalı durur. Güneş battığı anda aniden açılarak şaşırtıcı bir gösteri sunar. Ertesi gün öğlene doğru sönen çiçeklerin ömrü bir gündür. Ancak bol tomurcuk verdiği için problem olmaz. Baharda rozet biçimi etli ve tüylü yaprakların ortasından uzun bir sap çıkarır. Bu sapın üzerinde yaz boyu açacak olan tomurcukları taslak halinde bulunur. 1.5 metre uzayabilir.

Akşam ezanında açmaya başlar ezan bitene kadar çiçek açılmış olur…

Çiçek Hikayeleri

7 Eylül Pazar 2008

SEVGİLİLER GÜNÜ ,ANNELER GÜNÜ ,NERGİS İLKESİ,ÇİÇEK ve SU ,SEDEF SUSUZ KALDI,KIRMIZI GÜL ,HERCAİ, GÜL YAPRAĞI  hikayelerini okuyacaksınız

(daha fazla…)

Balkonunuz için fikirler

7 Eylül Pazar 2008

Balkonunuz için cin fikirler
Yaz geldi ve siz hala şehirdesiniz. Üstelik bir bahçeniz bile yok! Üzülmeyin, balkonunuz için hazırladığımız önerilerimizi uygulayın yeter.

(daha fazla…)

Kauçuk (Ficus elastica)

7 Eylül Pazar 2008

Genel Özellikleri
Yaprakları büyük, elips şeklinde,kalın,derimsi yapıda,parlak koyu yeşil, alt yüzü daha açık renkte ve mattır.
Anavatanı Tropik ve subtropik yağışlı ormanlar; Doğu Hindistan ve Malay Takımadaları olan iç mekan süs bitkisidir. Doğada 800 türü bulunan Ficus cinsinin başka süs bitkileri yetiştiriliciliğinde önemli olan türleri F.benjamina, F.diversifola, F.Iyrata, F.pumila, F.guercifolia, F.radicans ve F.rubiginosa’dır.

(daha fazla…)

Kalanchoe

7 Eylül Pazar 2008

Kalanchoe karşıt yapraklı, talkım halinde sarı yada kırmızı çiçekli çok tohum içeren kapsül meyveli otsu yada çalımsı bir bitkidir. Çiçek tacı borumsu biçimde ve taç yaprakları dörtlü yada beşli tiptedir. Kalanchoe çiçeği Güney Afrika ve Madagaskar kökenlidir. Kalanchoe damkoruğugiller familyasındandır

Difenbahya

7 Eylül Pazar 2008

DIEFFENBACHIA SEGUINE “Tropic Snow”

Adı: Dieffenbachia Maculata
Türkçe Adı: Difenbahya
Vatanı: Güney Amerika, Brezilyz, Kolombiya
Tanımı: Yaprakları iri, sert derimsi yapıda, yeşil üzerine bol beyaz lekeli ve çok gösterişli bitkilerdir.

(daha fazla…)

Siklamen

5 Eylül Cuma 2008

Göz alıcı renklere bürünmüş alımlı çiçekleriyle sevilen süs bitkilerinden olan siklamenlerin doğada 16 türü vardır. Çuha çiçekleriyle aynı familyada yer alan bu türlerin hepside çok yıllıktır. Siklamenler doğada kendiliğinden yetişen bir bölümü de evlerimizi süsleyen pembe, beyaz yada kırmızı çiçekli bitkilerdir. Orta ve Güney Avrupa ile yakın doğunun yerli bitkilerinden olan siklamenlerin bir bölümü yurdumuzda da çalı diplerinde, ormanlarda ve kaya gölgeliklerinde kendiliğinden yetişir. Doğada siklamenlerin çoğu ilkbaharın hemen başlarında yada sonbaharda çiçeklenir. Yaprakları, toprak altındaki yumrulardan çıkarak toprağın hemen yüzeyinde öbekler oluşturur. Damarlarının çevresi genellikle beyaz lekeli olan bu yürek biçimli ve derimsi yaprakların arasından taçyaprakları geriye kıvrılmış uzun saplı çiçekler uzanır. Çiçekler döllendikten ve meyve oluşumu başladıktan sonra sapları kıvrılıp bükülerek yere doğru eğilir ve toprağa ulaşır. Böylece toprakla karışan tohumlar çimlenerek yeni bitkiler oluşturur. En çok gölgelik yerleri seven siklamenler tohumdan yada yumrulardan üretilir. Park ve bahçelerde yada saksı bitkisi olarak evlerde yetiştirilir. Siklamen yumruları doğada bazı hayvanlar, özelliklede yaban domuzları için iyi bir yiyecek kaynağıdır. Nitekim, yumruları domuzlar tarafından topraktan kazılarak çıkarıldığı için bu bitkilere halk arasında ‘domur turpu’, ‘domuz ekmeği’ yada ‘domuz elması’ gibi adlarda verilmiştir.

Kız Kalbı -Aglayan kalpler cicegi

5 Eylül Cuma 2008

Bitkinin Latince adı Dicentra spectabilis, bizlerse ona kızkalbi, ağlayan kalpler, kanayan kalpler gibi adlarla anıyoruz. Gelincikgiller ailesinin bir türü. 30-70 cm boyunda, dik duruşlu, dallı, çok yıllık otsu bir bitki o. Çiçekleri hemen göze çarpıyor. Uzun bir sap Üzerinde aşağıya doğru sarkmış ama düzgün bir biçimde dizilmiş çiçeklerin olağanüstü albenisi var. KukaIbin in vatanı Çin ve Japonya. Ülkemizde seralarda ve bahçelerimizde yetiştirdiğimiz bir bitki, nemli, humusça zengin topraklarda rahatlıkla yetişebiliyor. Kızkalbinin yurtdışında, kesme çiçeklerle yapılan aranjmanlarda bolca kullanıldığı da söyleniyor.

Kızkalbintn bütünü zehirli. Zehirlenmeye yol açan etken maddeyse izokinolon alkaloitlerden berberin. Bitkiden çok miktarda yenildiğinde, bulantı, kusma, ishal, mide ağrıları ve epilepsi hastalarının yaşadığı gibi kasılmalar ortaya çıkaran berberin aynı zamanda antibakteri-yel ve funfusit etkiye de sahip olması nedeniyle tedavide de kullanılıyor.

Gardenya

5 Eylül Cuma 2008

Gardenya çiçeği ismini İskoçyalı botanikçi Garden’ in adından almıştır. Eski dünyanın tropikal ve yarı tropikal bölgelerinde yetişen ve kokulu beyaz çiçekler açan ağaç türündendir. Gardenia ( gardenya ) jasminoides çok gösterişli bir bitkidir. Gardenyanın 60 kadar türü vardır. Bu türler kök boyasıgiller familyasından oluşur.

Gardenya bakımı nasıl yapılır? Nasıl Yetiştirilir?
İklim İstekleri: Bitki gelişme döneminde 16-18 C , kışın aylarında ise ortalama 12 C sıcaklığa gereksinim gösterir. Yüksek orantılı nem ister.

Toprak İsteği
• John İnnes saksı kompostu No:2 de iyi gelişir. Yani daha yüksek düzeyde besin maddesi istendiğinde boynuz ve tırnak unu ile kalsiyum fosfat ve potasyum sülfat oranları 2 kat artırılır.
• Ayrıca, hacim olarak 2 kısım kum, 2 kısım tınlı toprak, 2 kısım turba, 1 kısım yaprak çürüntüsü ve ½ kısım yanmış ahır gübresinin karışımıyla elde edilen harç da kullanılır.

Üretim Tekniği
• Gardenya’nın üretimi çelik ile Kasım-Mart ayları arasında yapılır. 7.5-12.5 cm uzunluğundaki tepe çelikleri, çiçek taşımayan yan sürgünlerin uçlarından alınarak kum, turba veya her ikisinin hacim olarak eşit miktarlarda karışımından oluşan harçta köklendirilir.
• Köklendirme süresince ortam sıcaklığı 21-24C dolayında olmalı, üzeri cam veya plastik örtü ile kapatılmalıdır. Orantılı yem yüksek tutulmalıdır. Köklendirme 4-6 haftada gerçekleşir.
• Gardenya’lar ilkbahar ve yazın yüksek orantılı yemin yanısıra bol miktarda suya gereksinim duyarlar.

Gübreleme
• Genç bitkilerde her yıl, yaşlı bitkilerde ise 3-4 yılda bir Nisan ayında yapılır. Mayıs-Ekim ayları arası 2 haftada bir kez 1g/l kompoze gübre verilir.

Sulama
• Sulama kireçsiz su – en iyi yağmur suyu- ile yapılmalı ve sıcak havalarda yapraklarla sık sık su püskürtülmelidir. Ancak çiçekli iken yapraklara su püskürtülmez. Sulama suyunun fazla kireçli olması halinde yapraklarda sararmalar görülür.
• Dinlenme süresince verilen su azaltılmalıdır. Kış aylarında serin yerlerde bulundurulan bitkilerle gereğinden fazla su verilirse yine yapraklar sararır.

Budama
• Yetişkin bitkilerin tüm sürgünleri çiçeklenme bittikten sonra yarı yarıya veya 2/3 oranında kısaltılır. Genç bitkiler ise çalı formunda bitki elde etmek için sürgünler yaklaşık 15 cm’ye ulaştığında Ağustos ayına kadar uç alma yapılır.

Orkide

5 Eylül Cuma 2008

Orkide bir çenekli bitkilerin salepgiller (Orchidaceae) ailesinden olan bitkilere verilen addır. Orkideler günümüzde, güllerin ve lalelerin yerini alan ‘lüks çiçekler’ olarak kabul edilirler. Bu çiçeklerin görkemli taç bölümleri e değerli kesimleridir. Dayanıksız ve yalnızca sıcak seralarda yetiştirilebilir egzotik kökenli bitki olmaları değerlerini daha da arttırır. Bununla birlikte, orkideler ovalık bölgelerden dağlara kadar her yerde yetişirler. Avrupa’ da yetişen türleri çoğunlukla çok güzeldir, ama çok seyrek olarak büyük çiçeklidirler. Orkideler, bitkibilimcileri güzellikleriyle değil, çok fazla evrim geçirmiş düzeyleriyle ilgilendirirler. Kuşkusuz, orkideler, yumurtalıkları alt durumlu olan, örnek olarak süsen bitkisinin alınabileceği zambakgillerden (Liliaceae) çıkmışlardır. Bununla birlikte, son derece değişmiş olan çiçekleri düzgün değil, ama yukarıdan aşağıya yada sağdan sola uzanmış olarak ‘bir bakışımlı’ dırlar ve taç yapraklarından biri (labellum = dudak) öbürlerinden çok farklı hale gelmiştir. Aynı zamanda, çiçekteki eşeysel öğeler kuvvetli bir evrimin etkisinde kalmışlardır. Çiçekte yalnızca iki (yada bir tek) erkekorgan kalmıştır. Erkekorganların hepsi dişiorganın boyuncuk bölümüyle kaynaşarak çiçeğin ortasında çok iyi görülen bir çeşit sütun oluştururlar. Bu değişiklikler çiçekler tarafından özellikle kendine çekilen böceklerle yapılan tozlaşmaya bağlıdır. Çiçektozu yığınları dişiorganın yüzeyi altına yerleşirler, buda çiçeğin kendi kendini döllemesini genellikle olanaksız hale getirir. Ama labellum üstüne konan böcek, bitkinin geliştirdiği yapışkan yüzeyler sayesinde, bu çiçektozu yığınlarının bitkinin başı üstünde toplanmasını sağlar. Böceğin başka bir çiçeğe konmasıyla çiçektozları dişiorganın tepecik bölümünün yüzeyine değerler ve böylece çapraz tozlaşmayı yani bitkilerin birbirini döllemesini sağlar. Orkidelerin bir başka dikkate değer özelliği, embriyoların gelişmesidir. Yumurtacıklar, ancak tozlaşmadan sonra gelişirler. Bu durumda çiçek bozulduğundan bahçecilikte açılmış durumdaki çiçekleri uzun süre saklamak için erkekorganlar kesilerek dölleme engellenir. Döllenmeden sonra, çok az farklılaşma gösteren, çok dayanıksız olan ve uzun süre çimlenme yeteneği olmadığı kabul edilen bir embriyo gelişir. Bu yüzyılın başında Noél Bernard embriyonun, çimlenmesi için özel bir mantarla kaplanması gerektiğini ortaya koydu. Daha sonra, embriyolar, mantar olmaksızın çimlendirilebildiler. Ama bunun için mantarın besleyici etkisini kanıtlayan, şeker bakımından zenginleştirilmiş bir ortam kullanıldı. Bu buluşlar, niteliklerini korumak üzere yaşatkan üremeyle elde edilen melezlerin çoğaltılabilmesine olanak sağladı. Yeni bitki doku kültürü yöntemleri daha geniş olanakların kullanılabileceğini düşündürmektedir. Orkidelerin yumruları çoğunlukla besin olarak kullanılır. Ama bu oranda yalnızca vanilyanın (Vanilla planifolia) bir değeri vardır; meyvesi mayalandırma yapıldıktan sonra kullanılır. Amerika kökenli olan vanilya bütün sıcak ülkelerde yetiştirilir. Tozlaşmayı sağlayan böceğin yokluğu, tozlaşmanın elle yapılmasını zorunlu hale getirir. Çünkü bitkinin olgunlaşması için döllenme zorunludur.

Ateş Dikeni

5 Eylül Cuma 2008

Ateş dikeni gülgiller (rosaceae) familyasının Pyracantha cinsinden, genellikle dikenli ve yaprak dökmeyen çalılara verilen ortak addır. Anayurdu Avrupa’ nın güneydoğusu ve Asya’ dır. Ateş dikenleri gösterişli meyveleri nedeniyle süs bitkisi olarak yetiştirilir, ayrıca çit olarak da kullanılır. Kısa yaprak sapları üstünde küçük, oval yaprakları, küçük ve beyaz çiçeklerin oluşturduğu salkımları ve kış ortalarına değin dalında kalan, turuncu ile kırmızı arasında değişen renklerde meyveleri vardır. Avrupa’ da yetişen ve boyu 4,5 m’ ye ulaşabilen Pyracantha coccinea’ nın süs bitkisi olarak değerlendirilen bir çok çeşidi geliştirilmiştir. Çin’ de yetişen P.atalantioides ile P.fortuneana da hemen hemen aynı boydadır ve her ikisinin de kırmızı meyveleri salkımlar halinde öbeklenmiştir. Anayurdu Tayvan olan P.koidzumii’ nin sık dalları, kırmızı mor sürgünleri ve turuncu-kırmızı renkli meyveleri vardır. Himalayalar’ da yetişen P.crenulata, 6 m’ ye ulaşan boyuyla küçük bir ağaçtır.

Bambu

5 Eylül Cuma 2008

Bambular iki yüzden fazla türe ayrılır. Bazı bilim adamları bunu beş yüze kadar çıkarırlar. Bambulardan çoğu Asya’ da, büyük bir kısmı ise Amerika’ da, bazıları Afrika’da, deniz yüzeyinde 3.000 m ( Himalaya ), hatta 5.000 m ( Andlar ) yüksekliğe kadar yetişir. Bambunun, içi boş ve düğüm düğüm bölmeli bir gövdesi, düğümlere bağlı sürekli yada süreksiz bir yaprak kını ve başaklardan oluşan az çok dallı salkım biçiminde çiçekleri vardır. En büyük bambu türü ( Cava’ da yetişen Gigantocloa maxima ) 45 m boy yapar. Hemen hemen bütün bambular, Güney Avrupa iklimine uyum gösterir. Bugün bambular tropikal kuşakta yer alan ülkelerin hemen hepsinde yetiştirilmektedir. Çin kçkenli olan saz bambu, Cezayir’ de yetiştirilir. Bambular kök parçalarıyla yetiştirilip çoğaltılır. Bambuların hafif fakat esnek ve dayanıklı olan gövdeleri ( sapları ), gemi direği ve yapı gereci olarak kullanılır. ( Çin ve Japonya’ da bazı köylerde evlerin tümü bambu odunuyla yapılmıştır.) bambu gövdeleri enine kesilerek, bunlardan vazolar, kutular, trampetler yapılır. Körpe filizleri sebze olarak yenilir. Bazı bambu türleri çok nitelikli kağıt hamuru verebilir. XVII. yy.’ da, Avrupa’ ya ithal edilen bambu gövdelerinden az çok işlenerek evlerde, teraslarda ve bahçelerde kullanılabilen hafif mobilyalar yapıldı. Türkiye’ de XIX: yy.’ ın ikinci yarısında, saray bahçelerinde yetiştirilmeye başlayan bambulardan bir grup bugün Beylerbeyi Sarayı’ nın bahçesindedir. Akdeniz ve Ege Bölgelerinde de bambu yetiştirilebilir.

”Nar” Bahçelere çok yakışan bir meyve!!

5 Eylül Cuma 2008

 

Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane
Nar, hem bahçeye hem sofraya yakışır. Bahçenizi dikeceğiniz nar ağacı, görüntüsüyle gözünüzü ve gönlünüzü, meyvesiyle de sofranızı renklendirir

Ben Bursalıyım. Büyüdüğümüz eski Bursa evlerinin çoğunun bahçesinde bir iki tane nar ağacı bulunurdu. Babannem, sobanın külünü koyduğu küreği elime vererek,”Git, narın dibine dök” derdi. “Niye?” diye sorduğumda da, “Donmasını önler” diye cevap verirdi.evlerin bahçelerinde pek nar görmüyorum. Parklarda ve site bahçelerinde ise süs narı, çok sık kullanılan bir bitki.

Nar, çiçeği çok güzel olan bir bitkidir. Nar meyvesinin ve çiçeğinin kültürümüzde önemli bir yeri vardır. Masallarda, bilmecelerde, manilerde, türkülerde nar motifi çok sık kullanılır.Nar çiçeği rengi, kadınların ve genç kızların giysilerinde severek kullandıkları bir renktir. Osmanlının, çini ve kumaş motiflerinde çok severek bol bol kullandığı nar çiçeği motifi ne yazık ki günümüzde artık pek kullanılmıyor.

Kışın yaprağını döken, 2-7 metreye kadar boylanan nar, küçük bahçeli kent evleri için ideal bir süs ağacıdır. Nar fidanı, hemen her fidanlıkta satılır ve fiyatı hiç de pahalı değildir.

Anavatanı İran ve Pakistan olan narın, ilkbaharın ortalarından yaz başına kadar açık kalan turuncu çiçekleri pek hoştur. Nar, sıcak yazlı iklimleri sever ve en iyi tam güneşte yetişir. Susuzluğa dayanıklıdır, fakat meyve gelişme döneminde sulanması gerekir.

Faik Yaltırık ustamızın verdiği bilgiye göre, İstanbul’da güneşli duvar diplerine dikilirse dondan zarar görmez. Nar modası var. Gazetelerin sağlık köşelerinde narın ve nar suyunun şifalarını anlata anlata bitiremiyorlar. Son zamanlara büyük marketlerin raflarında cam şişelerde nar suyu satılmaya başlandı. Barlarda ise kokteyllerin vazgeçilmez renklendiricisi ve tadlandırıcı oldu.

Haydi! Bahçenize nar dikin. Önce çiçeğinin güzelliğini seyredin, sonra da afiyetle yiyin.

Yasemin

5 Eylül Cuma 2008

Yaseminler tıpkı lale, sümbül ve gül gibi şiirlere konu olmuş zarif ve hoş kokulu bir çiçektir. Bir çok ülkede değerli süs bitkileri arasında yer alan yaseminlerin doğada kendiliğinden yetişen 300 kadar türü vardır. Zeytingiller familyasının jasminum cinsini oluşturan bu türler sürüngen, tırmanıcı yada dik çalı yapısındadır. Yasemin sözcüğü batı dillerinde olduğu gibi bizim dilimize de Farsça yasemen sözcüğünden girmiştir. Dünyanın tropik ve astropik bölgelerinde yaygın olarak yetişen yaseminler genellikle beyaz yada sarı, bazıları ise kırmızı çiçekler açan her dem yeşil yada kışın yapraklarını döken bitkilerdir. Bunların içinde en iyi tanınan tür adi yasemin bazı yörelerde kışın yapraklarını tümüyle dökerken bazen yarı yapraklı kalır. Yaz başından güz sonuna kadar çiçek açan bu türün minik, koyu yeşil yaprakları, hoş kokulu beyaz çiçekleri vardır. Bu zarif ve alımlı çiçekler beş taçyapraktan oluşur. Kış yasemini denilen tür ise yapraklarını dökmesine karşın kış boyunca çıplak dallarında hiç eksik olmayan yıldız biçimli altın sarısı çiçekleriyle çok sevilen bir süs bitkisidir. Yaseminlerin bazı türleri iklimin uygun olmadığı yörelerde ancak serada yetiştirilebilir. Oysan çoğu kış mevsimini kolaylıkla açıkta geçirebilir. Yaseminler dal parçalarından çelikleme yöntemiyle çoğalır. Jasminum officinale gibi bazı türler çevrelerindeki desteklere kendi başlarına kolaylıkla tırmanabildikleri halde, yere yatık olarak gelişmemesi için özel desteklere bağlanması yada sardırılması gereken yasemin türleri de vardır. Kokulu yaseminlerin çiçeklerinden parfüm yapımında kullanılan, ayrıca sabun ve öbür tuvalet malzemelerine katılan hoş kokulu uçucu elde edilir. Bu yağa yasemin esansı denir. Ful adıyla da bilinen arap yasemininin çiçeklerinden ise yasemin çayı denen hoş kokulu bir çay hazırlanır

Taflan

5 Eylül Cuma 2008

Taflan gülgiller familyasından, kışın yapraklarını dökmeyen küçük bir ağaççıktır. Kuzey İran’ da, Karadeniz’ in doğu kıyılarında ve Balkanlar’ da kendiliğinden yetişen bu bitki iri, parlak koyu yeşil yapraklarından ötürü park ve bahçelere süs ve gölge ağacı olarak dikilir. Bazı yörelerde meyveleri taze yemiş olarak tüketilir. Orman içi gölgelik yerlere, duvar kenarlarına ve nemli toprakları seven taflan 6 m ye kadar boylanabilir. Baharla birlikte açan beyaz çiçekleri dik salkımlar oluşturur. Ortadaki kalınca sapın çevresine dizili olarak gelişen olgunlaştıkça siyaha yakın bir renk alır. Taze taflan yaprakları suya damıtılarak yatıştırıcı, öksürük kesici ve solunumu uyarıcı olarak kullanılan bir sıvı hazırlanır

Şakayık

5 Eylül Cuma 2008

Şakayık çiçeğinin ilmi adı olan paeonia, Yunan hekimi Paeon’dan gelir. Homeros’a göre bu hekim Pluton’un Herakles’ten aldığı yarayı bu bitkiyle tedavi etmiştir. Şakayık süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilir. Çok yıllık birçok türü vardır. En yaygını bahçe şakayığıdır. Şakayık basit veya katmerli beyaz, pembe, kırmızı veya alaca renklerde çiçek verir. Çin şakayıklarının çiçekleri beyaz, sarı, pembe, kırmızı renklerde olur. Aynı zamanda çok güzel kokarlar. Ağaç şakayıkı odunsudur. Gayet yavaş büyür, beyaz, pembemsi, pembe veya kırmızı renkte çok güzel çiçek açar. Sarı şakayık ağaçsıdır, çiçekleri sarı, erkek organları taç şeklinde güzel ve büyüktür. Şakayıklar kökten fışkıran sürgünlerle ürerler, çok dayanıklıdırlar. Her türlü verimli toprakta ve bütün şartlarda yetişir. Tohumdan yetiştirilen şakayıklar ancak 5 – 6 yıl sonra çiçek açmaya başlarlar.



TOPlist