Kapat


Ölmek İstemiyorum

Ölmek İstemiyorum

Emine Bulut

6284. Bir günde atılan adım miktarı olabilirdi bu, ya da gülmenin... Bu sayı hayata tutunmak için, devlete "koru beni" demek için güvencemiz olan yasanın adı. İstanbul Sözleşmesi ile ülkede çıkarılan Şiddetin Önlenmesi yasası.


Şiddeti nasıl önleyeceğiz?


Yasalar koruyacak kadınları vefatlardan. Peki kadınlara sertlik uygulayan erkeklere ne olacak? Onlara sıfatlar bulacağız "canavar, cani, cinnet getiren koca, kıskanç eş, namus temizleyen baba" ... Sonra hayatımıza devam edeceğiz.


Güleceğiz tecavüz şakalarına, "beynimi s.ktin" diyeceğiz, kezban diyeceğiz sıra arkadaşımıza, bıyıklarını ne zaman alacaksın? Dilimizle, yaşamımızla dünyayı kadınlara dar ederken, cool bir söylem olarak kalacak küfürler dilimizde, siniri stresi attığımız ana eşlik edecek bir kadın bedeni. Sonra ahkam keseceğiz "düşük eğitim seviyeli", "geri kafalı erkekler"in şiddeti hakkında.


Dünya bir cinsiyetin kırımıyla karşı karşıya, erkeklerin sevgisi her gün 5 kadın öldürüyor. Sadece kadınların öldüğü kocaman bir taziye evi bu ülke. Tabutları erkeklerin kaldırdığı, kadınların ellerinden hayatlarının alındığı... Oysa öldürülen her kadın yaşlanmak isterdi 90'ına kadar, yetmişinde zeytin dikecek, masallar okuyacaktı belki ağaçlara. Şifa olacaktı, yaşamın adaletsizliği içinde yer açacaktı kendine, sonra bir kız çocuğunun ufkunu açacaktı. Bir oğlan çocuğuna sevgiyi aşılayacaktı, bir erkeği sevecekti, bir kadınla aşk yaşayacaktı...


Acılar biriktiriyoruz, derinde biriken acılar, "ölmek istemiyorum" çığlığıyla ayyuka çıkan, erkekleri utandırmaya yetmeyen acılar. Devleti harekete geçirmeye yetmeyen acılar yaşıyoruz. Kaybediyoruz kadınları birer birer, kız kardeşlerimizi, umutlarımızı, gülüşlerimizi kaybediyoruz. Yaşama tutunmak için ise Türkiye'nin imzacısı olduğu, o yasanın uygulanmasını bekliyoruz. 6284!


Peki neleri kapsıyor bu yasa?


Kadınların şiddet durumunda sığınak talep etmesini, şiddet uygulayan kişi hakkında uzaklaştırma kararı aldırmasını, yakın koruma talebinde bulunabilmesini, oturduğu eve aile konutu şerhi konulmasının sağlanması gibi hayati hakları barındırıyor. Ancak uygulama çok zayıf. Türkiye'de hala devlet koruması altındaki kadınlar katlediliyor, katillere mahkemelerde ceza indirimi yapılıyor. Yasa oldukça kapsamlı, ancak uygulamadaki eksiklikler, bir kişiyi daha eksiltiyor aramızdan.


Ve şimdi istiyoruz ki bu yasa hukuka uygun şekilde uygulansın, idam istiyoruz sesleri değil çözüm. Çözüm bu yasayı uygulamak. Çözüm hayatlarımıza çeki düzen vermek, dilimizdeki şakaları düzeltmek, "biri yardım eder elbet" deyip sırt dönmemek bir şiddet anında.


İyileşebiliriz, kaybettiğimiz kadınların mücadelesini hayatlarımıza, haklarımıza sahip çıkarak verebiliriz. Şiddete sırt dönmeyerek, bir çığlık duyulduğunda kulak tıkamayıp, koşarak! Ambulansı çağırmak o çığlıkları duyar duymaz, kameraya değil, o kız çocuğuna sarılmak!


Ölmek istemiyoruz, bu ülkede ölümle anılmak istemiyoruz. Yaşamı, haklarımızı, özgürlüğümüzü savunuyoruz! Komşusunun yardım çığlığına balkonundan attığı saksı ile koşan kadının cesareti kurtaracak bizi, yolda eşinin dövdüğü kadını arabasına alıp "o benim kardeşim, sen kimsin?" diyerek karşısına dikilen kararlı kadınların mücadelesiyle yaşamı ve yaşatmayı savunacağız!

 

Etiketler : emine bulutşiddet yasasıkadına şiddetkoruma yasası

Derya Bayrak

Derya Bayrak

Psikolog