Beni Anlayan Varmı? İşte Size Bebekleri Anlama Rehberi

Beni Anlayan Varmı? İşte Size Bebekleri Anlama Rehberi

Bebeğinizle ilk karşılaşmanızdan itibaren oluşturduğunuz o sözsüz iletişini, bazen yerini biliniliyor gibi gelir ama merak etmeyin her bir mırıldanmanın bir anlamı ve her söylediğinizin de min ik hafızalarda yeri var.

Bir bebek dünyaya geldiğinden itibaren kendini ifade etmeye odaklıdır. Ağlayarak “merhaba” der, gülerek “güvendeyim” mırıldanarak “ben de buradayım” demek ister. Her çocukta aynı olmasa da konuşmaya kadar geçen süre dil gelişiminin en temel evresidir.
Nasıl bir ebeveyn olduğumuzu ya da çocuğumuzda gelişimsel bir problem olup olmadığını çocuğumuzun çıkardığı sesleri takip ederek öğrenebiliriz.

0-3 AY
Bebek dünyaya geldiği andan itibaren çevredeki sesleri duymaya başlar yani bunları işitir. İkinci, üçüncü ayın sonunda ağlamanın dışında çeşitli sesler çıkartmaya başlar. Tanıdık sesleri anlar (anne ve babanın seslerini anlar).

NASIL KATKIDA BULUNABILIRIZ?
Doğduğu andan itibaren; emzirirken ona güzel cümleler kurun, bir şeyler anlatın (ne olduğu çok önemli değil, gününüzü anlatın), sanki büyük bir birey gibi ona sorular sorun.

3-6 AY
3-6 ay arası çıkardığı seslerde hafif bir çeşitlenme görürüz. Agulamalar yerini gıgıldamalara bırakır. Yani farklı şekilde çocuğun ağzından çıkan seslerin hece tekrarlarını görürüz.

NASIL KATKIDA BULUNABILIRIZ?
3. aydan itibaren onunla ses oyunları oynayın, vücudunu gıdıklayarak birlikte gülün, ona çeşitli yüz ifadeleri ile sesler çıkararak, duygularınızı anlatmaya çalışın. 4. aydan sonra artık onunla sesleme ve konuşma oyunları oynamaya başlayın.

KEKEMELIK

Kekemelik, bir dil ve konuşma sorunu olarak karşımıza çıkar ama biz bu durumu akıcılık bozukluğu olarak tanımlarız. Konuşmanın akışı ile ilgili bir sorun vardır ve bu akıcılık sorununu çocuğun genellikle konuşma gelişiminin hızlandığı 2.5-5 yaş arasında görülür. 3 tipi vardır; bloklar, hece tekrarı ve hece uzatmaları. Bloklar ağzımızdan bir sesin çıkmıyor gibi olması. Kaaaaaa… kkapı şeklinde. Hece tekrarı ka…ka…ka…ka…kapı şeklinde ve hece uzatmaları ise kaaaaaaaaaaaaapı şeklindedir. Böyle bir durumunda ilk ortaya çıktığı andan itibaren sakin olup sürecin takibi önemlidir. Ben, 14 gün beklemelerini öneriyorum. 14 gün sonucunda geçmiyorsa ve bu durum şiddetleniyorsa, dalgalanmalar çok sertse bir uzmandan görüş almalarında fayda var.

ERKEN YAŞTA YABANCI DIL EĞITIMI
Erken yaş döneminde yabancı dil eğitimi oldukça önemli bir konu ve bu dönemde en sık tercih edilen şey de yabancı bakıcı. Dikkat edilmesi gereken nokta ise yabancı bakıcı tercih edildikten sonra çocuğun iyi gözlemlenmesi. Eğer 1.5-2 yaşa doğru bu saydığım gelişim periyotlarını sağlayamıyorsa ikinci dil eğitimi kesilip bir dile odaklanmalı ve çocuğun o dilde uzmanlaşması sağlanmalı. Akranlarının seviyelerine ulaştığı andan itibaren ikinci yabancı dil eğitimine tekrar başlanmasını öneriyoruz. Düşünün, çocuğun önünde bir tane puzzle var. O puzzle’ı tamamlamadan başka bir puzzle’ın parçalarını, o puzzle’ın parçaları arasına karıştırırsanız, iki puzzle’ı da tamamlayamayacaktır. Yabancı bakıcının olduğu bir ortamda; çocuk ana dilini güzel öğrendi. O zaman ikinci dil bu ortama eklenebilir. Yabancı dil öğrenimi için de hiçbir zaman geç kalınmayacaktır. 6-7 yaş arası da yabancı bir dili öğrenmek için güzel bir dönemdir. Çok aceleci olmadan, çok mükemmeliyetçi olmadan çocuğun bu gelişim süreçlerinde onu sıkıntıya, strese sokmayacak, daha iş birlikçi bireyler olmakta fayda vardır.

6-9 AY
6-9 ay arası ise bu babıldamalar çeşitlenir, gıgıldamalar babıldamalara evrilmiştir. “Ba-baba- ba-ba” derken “ma-ma-ma-ma” ve “de-de-de-de” gibi…

NASIL KATKIDA BULUNABILIRIZ?
6. Aydan itibaren ise top atıp tutma, sıra alma beceresini geliştirmek için büyük-küçük nesneleri gösterme, farklı renklerdeki nesnelerle oyunlar oynayın.

12-18 AY
12 aydan sonra ilk sözcüklerin üretimini bekleriz. İlk sözcük üretimleri genellikle dudak sesleri pı, bı ve mı sesleri ile ortaya çıkan; baba, mama, dede gibi kelimeler olabilir. Ardından 18 aya doğru, kelimelerde bir artış görülebilir.

NASIL KATKIDA BULUNABILIRIZ?
1 yaşa doğru çevresinde nesneleri, küçük kelimelerle “top, ayı, al, ver” gibi sözcüklerle bol bol iletişim kurun.

19-24 AY
19-24 ay civarı 15 ile 50 sözcük arası sözcük bekleriz. Bunları anlıyor olmasını ve bunları da yavaş yavaş kullanıyor olmasını ama daha bebeksi bir ifade ile yani sesleri net bir şekilde çıkartmadan söylüyor olmasını bekleriz. Örneğin, top nerede dediğinizde topu göstermesi, sözcüğü bildiği anlamına gelir. “Bana ver hadi, bana ver, onu bana ver” dediğinizde de onu getirip size veriyorsa yine cümleyi anladığını gösterir. “Bu ne?” dediğinizde “top” diyorsa bu da o sözcüğü artık kullanmaya başladığını gösterir.

NASIL KATKIDA BULUNABILIRIZ?
2. yaşa doğru da merak uyandıracağı ortamlara sokup bol bol onunla iletişim ve konuşma oyunları oynamayı, bu süreç için etkin bir durumdur.

2-4 YAŞ
2-3 yaşa doğru kelime dağarcığı hızlı bir şekilde artış gösterir ve 400-500 kelime haznesi ile 2-3 kelimeli cümleler kurmaya başlar. Bunun için üç buçuk yaş itibariyle daha fazla uzun cümleler görürüz. Zıtlık kavramı; ama, fakat, çünkü gibi bağlaçları kullanmaya başlar. 4 yaşa gelindiğinde artık her konuştuğu anlaşılan; “r” sesi hariç, konuştuğunda anlaşılmayan harfi, sesi bulunmayan ve uzun uzun cümleler kuran, artık akademik dili kullanmaya elverişli bir birey haline geldiğini görürüz.

5+ YAŞ
6 yaştan sonra da artık normal okul süreçleri, okuma-yazma eğitimi ile konuşma ve dil gelişimi artık profesyonel seviyeye geçmiş olur. Bu durumda gecikme olabilir. Biz dil ve konuşma sorunlarını değişik başlıklar altında sıralayabiliyoruz. Bunlardan bir tanesi gecikmiş dil ve konuşma. Gecikmiş dil ve konuşma, çocuğun 2 yaştan itibaren (yavaş yavaş konuşmasını beklediğimiz dönemden itibaren) kendi akranlarından geri kaldığını görüyorsak, - nasıl bir gerilik? – 2 buçuk yaşında komşunun çocuğu var, onda bir sürü sözcük var ama sizin çocuğunuzda hiç sözcük kullanımı yoksa söylenen her şeyi doğru anlamıyor, yapamıyor, gösteremiyorsa yavaş yavaş gelişimsel dil ve konuşma sorunu vardır diyebiliriz.

GEÇ KONUŞMA NEDENLERI
Genellikle; zihin engelinde, zeka gelişimi sorunlarında, dikkat sorunlarında, genetik faktörlerde ve sosyal güvenlik ve iletişime açık olmayan bir ev ortamında gecikmiş dil ve konuşma sorunlarını görebiliyoruz. Son dönemlerde buna tablet ve TV çok fazla etki etmeye başladı. Bunların ortamda çok fazla kullanılması, ailenin çocuk üzerinde kurduğu ilgide yetersiz kalması – sosyal ilgiyi doğru dağıtamaması- çocuğu tablet ve telefona yönlendirmesi, TV’ye yönlendirerek ekran maruziyetini artıracağından dolayı çocukta yine dil ve konuşma gelişimi bakımından bir gerilik oluşturabilir. Bu tip tablolar, uyaran eksikliğine bağlı tablolardır. O yüzden, daha kontrolcü anneden, daha sistemci ve oyuncu annenin çocuğa daha faydalı olacağını söyleyebilirim. Yani bir oyun arkadaşı olarak düşünebilirsiniz.