Neoteni Mobilyalar

Neoteni Mobilyalar

“Tek özelliği işlevsellik olan dizaynın pek değeri yoktur” diyen büyük usta Alessandro Mendini’yi haklı çıkarırcasına dizayn dünyasında yepyeni bir trend yükseliyor; neotenik dizayn. Çocuklara has yuvarlak hatların, tombul el ve ayakların, büyük kulaklar ve bulut kolların dizayncıların elinde birer ürüne dönüştüğünü düşünün. Belki geleceğin dizayncıları bu akımı yerden yere vuracaklar ama kimin umurunda. Krizlerin, terörün potasında çalkalanan dünyaya yepyeni bir neşe kaynağı, bir umut ışığı lazım.


Bir biyoloji terimi olan neoteni, bir insanın çocukluk özelliklerini yetişkinliğe taşıması olarak açıklanıyor. Bunun iki türü var. Fiziksel ve psikolojik neoteni. Yetişkin bir kadının çocuk sesi ve vurgularıyla konuşması psikolojik neoteni olarak açıklanıyor. Fiziksel neoteniyi açıklamak biraz daha zor. Çünkü insan fizyolojisinde neoteni, çoğunlukla belirgin değil ya da gözümüz alışmış diyelim. Özetle bunu cinsel erişkinliğe ulaşmış ama kafası vücuduna göre büyük, bebek suratlı ya da elleri ayakları, parmakları adeta bir çocuğunki gibi boğum boğum olan bireylerle anlatmak mümkün. Bu bir hastalık değil ve edinilmiş şişmanlıkla pek ilgisi yok. Neoteni, kişinin genleriyle ilgili bir durum. 


1943 yılında Nobel ödüllü etolojist Konrad Lorenz’in ortaya attığı ve günümüzde genel kabul gören bir teoriye göre; yuvarlak yüz hatları, büyük gözler, kalın kol ve bacaklar karşıdaki kişide olumlu tepkilere yol açıyor, başka bir deyişle baktığımız kişinin çocuksu fiziksel özellikleri bizi mutlu ediyor. Bu özelliklerin “şirin” kabul edilmesi sebebiyle neotenik yapıdaki tiplemeler, karikatür ve çizgi film dünyasının başlıca ilham kaynakları arasında. Noel Baba ilk akla gelen karakterlerden... Tombul kırmızı yanaklı, minicik burunlu, boğumlu kol ve bacaklı, göbekli bir yetişkin olan Noel Baba’yı sakallarından arındırıp 1 yaşında bir bebek gibi düşünmek belki açıklayıcı olabilir. Açık açık neotenik özellikler sergileyen ünlü çizgi karakter Betty Boop ise bu tür dizaynın ikonlarından. Pikachu karakterlerini de soyut neoteniye örnek olarak göstermek uygun olur. 


Doğada neoteni elbette sadece insanda ortaya çıkmıyor. Bunu birçok hayvanda gözlemlemek mümkün. Fil, ayı, maymun gibi hayvanları çok sevimli bulmamızın başlıca sebebi neotenik, yani çocukluktan yetişkinliğe taşıdıkları özellikleri. Geçmişin izleri Ürün dizaynında neoteni aslında çok yeni bir buluş değil. Günümüzde ikonik modern olarak nitelediğimiz ürünlerin bile içine gizlenmiş bir kavram. Mobilya ve aksesuar dizaynında neotenik ürünlerin atasının, Eileen Gray’e ait 1929 tarihli Bibendum sandalye olduğu söylenebilir. Soyut figüratif formu sebebiyle 1940 tarihli Finn Juhl imzalı Pelican koltuk da bu tür bir dizayn. 1960’ların ikonlarından Achille Castiglioni dizaynı ünlü Taccia lamba ise neotenik özellikler taşıyan bir başka ürün. 


Günümüzde “fil ayaklı” olarak tabir edilen modern dizaynların öncüsü ise, 1970’lerde ortaya çıkan Mario Bellini imzalı Il Colonnato isimli sehpa grubu olmalı. Dekoratör John Dickinson imzalı, 70’lerin afro-bohem ruhunun simgesi African ya da Footed sehpanın ise aynı fikrin avangard yorumu olduğu söylenebilir. 80’lere gelindiğinde neoteninin izleri amorf formlardan geometrik düzene geçiş yapıp Memphis akımında kendini gösteriyor. 2000’lerde ise türün ilk örneklerini İspanyol dizayncı Jaime Hayon’un verdiğini söylemek mümkün. İzleyicinin içindeki çocuğa seslenen koca göbekli uzaylı vazolar, kapüşonlu, koca kulaklı koltuklardan oluşan Showtime serisi mobilya ve aksesuarlar 2007’de lansmanı yapılır yapılmaz dünyada büyük heyecan yaratmıştı. Showtime serisi, abartılı figüratif özellikleri sebebiyle modernist çevrelerden eleştiri alsa da tüketiciden genel anlamda bolca alkış almıştı. Bu durumun Konrad Lorenz’in teorisini kanıtladığını söylemek yanlış olmaz. Şişman, boğum boğum, bulutsu ve pofuduk formları sevimli bulduğumuz için seviyor, dayanamayıp satın alıyoruz. 


2008 küresel krizi ve dünyayı eş zamanlı etkisi altına almaya başlayan terör eylemleri sonucunda üzerimize çöken kara bulutları dağıtmak söz konusu olduğunda Hayon rüzgarı adeta kasırgaya dönüştü. Ancak trendin yaygınlaşıp dizayn sergilerine, fuarlara konu olması 10 yılı buldu. Minimalizmi yumuşatmak Geçtiğimiz Mart ayında 2008 ve sonrasında ortaya çıkan neotenik dizaynları bir araya getiren bir sergiye imza atan Jumbo markasının yaratıcılarından Justin Donnelly, kriz zamanlarında dizayncıların piyasa ihtiyaçlarından çok kendilerini mutlu edecek ürünler tasarladığını, bunu yaparken de çizgi film ve karikatürlerden ilham aldıklarını söylüyor. Sergi için aralarında Konstantin Grcic ve Jaime Hayon gibi isimlerin bulunduğu dizayncılarla konuşan Donnely, görüşmelerin çoğunda “minimalizmi yumuşatmak” kavramının telaffuz edildiğini de ekliyor. Donnelly’e göre bu dizaynların ortak noktası kullanıcının çocukluğuyla ilişki kuran bir form, ifade ya da karaktere gönderme yapıyor olmaları. 


2014 yılında dizayn çevrelerinde büyük heyecan yaratan Roly Poly sandalyeyi çıkaran İngiliz moda ve mobilya dizayncısı Faye Toogood, ürünü tasarlarken hamile olduğunu ve dizaynın kendi vücudunda yaşadığı kalınlaşma ve yuvarlaklaşma sürecinin bir yansıması olarak ortaya çıktığını anlatıyor. Bir çok dizayn analistine göre ise neotenik dizaynların güncel yorumlarının altında karakter dizayncısı ve sanatçı Kaws’ın büyük etkisi var. Kendileri de birer neotenik figür olan Mickey Mouse, Michelin adamı Bibendum, Şirinler ve Snoopy gibi yuvarlatılıp şişirilmiş formlu karakterlerin karanlık yüzüne bakan Kaws, yarattığı limitli ve tabii ki çok pahalı oyuncaklarıyla 90’lardan beri bir fenomen.